Bir blog sitesine ihtiyacınız olup olmadığını veya web tasarımınızda blog bölümüne yer vermeniz gerekip gerekmediğini hâlen sorguluyorsanız, on yıl önce internet sitesi açmanın gerekliliğini sorgulayan işletme sahipleri ile aynı hataya düşüyorsunuz demektir. İyi bir blog ile işinize katacaklarınızı şöyle sıralayabiliriz:

  • Bloglar, internet trafiğini mıknatıs gibi çeker. Arama motorları sizi anında görür.
  • Blog yazarak, ürün ve hizmetlerinizi kullanan insanları bir araya getirirsiniz. Bu da bir müşteri topluluğu oluşturmanızı sağlar.
  • Blog ile düzenli içerik yayınlamak, “sektörün uzmanı” olarak görünmenizi sağlar. İnsanlara doğru ve doyurucu bilgi sağladıkça size duyulan güven de artar.
  • Blog yazılarınızın yorumlar bölümü, hedef kitlenizin size ilk adımı atmalarını sağlar. Yeni müşteriler edinmek için harika bir fırsatınız olur.
  • Blog sitenizden alacağınız geri bildirimler, işinize inovasyon katar.
  • Bloglar satışları etkiliyor: %21=Satın almaya karar veriyor, %19=Seçimini yeniliyor, %19=Destek ve cevaplar alıyor, %17=Ürün / hizmetleri keşfediyor, %13=Bir satışa vesile oluyor.
  • Blog yazan işletmeler blogu olmayan işletmelerden en az 4 kat daha fazla online medyada yer alıyorlar.
  • Blogu olan web sitelerinin %55 daha fazla ziyaretçisi, %97 daha fazla ‘backlink’i (sitenize gelen bağlantılar) ve %434 daha fazla indekslenmiş sayfaları vardır.

Bir blog oluşturmak için hiçbir teknik bilgiye ihtiyacınız yoktur. Bütün mesele, açık, inandırıcı ve samimi bir tarzda yazmak ve insanlara faydalı bilgiler sunmak üzere biraz araştırma yapmaktır.

Peki her blog bunları sağlar mı?

Maalesef, her blog sitesi toz pembe tablo oluşturmaz. Hatta geçmiş dönemlerde bir blog denemesi yapıp vazgeçmiş de olabilirsiniz. Profesyonel olmayan blog girişimleri, size yarardan çok zarar getirir. Başarısız görsel tasarımlar, diğer web servisleri ile entegrasyon sorunları, hacker’ların hedefi olmak gibi problemler özellikle de “ücretsiz blog” uygulamalarında görülür. Ayrıca blog sitenize içerik girişinin zor olması da size zaman kaybettirir ve bir süre sonra blog ile ilgilenmemeye başlarsınız.

Blog sitenizi hafife almayın.

İnternette adını sıkça duyacağınız WordPress gibi açık kaynak kodlu blog sitesi paketleri, ilk bakışta size cazip gelebilir. Ancak bu paketleri verimli olarak kullanabilmeniz için eklenti yazılımlarına ve profesyonel temalara ihtiyaç duyarsınız. Alan adı, barındırma ve kurulum işleri de ayrıca zaman ve para gerektirir. Bunlarla uğraşmak istemediğinizde, ilk düşünceniz hazır paketlere yönelmek olacaktır. Ülkemizde “hazır blog sitesi” ve “kurumsal web sitesi” adı altında satılan paketlerin fiyatları çok geniş bir aralıkta yer aldığından, konu üzerinde detaylı düşünmeyip o an için size ucuz görünen bir paketi seçebilirsiniz.

Bu seçim size kısa süren bir mutluluk sağlayacaktır. Sizden bilgileriniz istenir ve önünüze koyulan bir galeriden bir tema seçersiniz. Siteniz hazırlandıktan sonra, artık her şey size kalmıştır. İçeriklerinizi girmeye başlarsınız. Ancak bir süre sonra keyfiniz azalır. Sayfa tasarımları, SEO kurgusu, görsellerin konumlandırılması, video içeriklerin yayınlanması ve daha birçok konuda yardıma ihtiyaç duyarsınız. WordPress’te paragraf aralıklarını düzenlemeye çalışırken müşterinize geri dönüş yapamadığınız gün, ucuz paketin ne kadar pahalı olduğunu anlarsınız. Bizden söylemesi: Web tasarım ve blog işini hafife almayın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir